2 Ekim 2010 Cumartesi

gün gece

uzun bir günü ufacık kağıtlara karaladım, boğazım yanıyor.

uzak ara gerideyim kendimden, kadınları ve geceleri söyledim, ağlanmaktan bıkmış mevsimleri, içi yorgun uykuları uyandım gün(lük)lerin batımında. tutturamadığım bütün saatleri kafamda kurarak ve anlamayarak penceremin dışında olup bitenlerimi uzun yürümeleri seyrelttim rakında.

tertemiz yoksulluklar biriktiriyordum sen denizi yüzerken

gün geceye sarılıyordu...

yüzüme düşman gülmelerin var şimdi odamda, denize dalmalarını anlatamıyorum ki kediye, ben artık hiç bir şey anlatamıyorum.

cümleler noktasız virgülsüz geçiyor evin duvarından,

saate bakıyorum, yine geçmiş oluyor günü yel kovan.. bunu bari ayrı yazma diyorsun, insafsız!

sana ne diyorum

seni geçse öyle yazar mıydım!


msd/ kader sokak
güz2010

2 yorum:

AmeliePoulain dedi ki...

yan yana bile ayrı yazılır.

Efsa dedi ki...

Ben ise aylar ağlar sanırdım, mevsimler değil.
Daha bir bahaneler, keşkeler, belkiler, huzur anları ve mutluluklar saklıydı aylarda. Mevsimler sadace kavramsaldı.

Merak ettim de odada hiç ses yok gibi? Ve birşey koksun istiyor insan okuyunca. Bir iz bırakmalı sanki boğazının yanmasından başka. Yanık kokmadan ama.