21 Haziran 2010 Pazartesi

sözlük

Beni bu sistematikle anlayamazsın. En iyisi sen beni doğaçlama çal. Bütün bir sessizliği yarım yamalak eşleşmelerle duymaya çalışırken aklımı olmayacak ihtimallere yoruyorsun…

Ses: Bir uçurumun kısa film montajı uçuyor karasularımızda. İnsan kendisini çoğaltıp duruyor, uğruna ölünecek mutluluk olabilir mi? Ya da çok sesli bir anlatım bozukluğudur aslında konuşmak…

Batık: Su altında kalmış bir tarih bilinci. yaşamak için oksijene ihtiyaç duymuyor hatıralar.

İlişki: (aşk)laşmanın (fayda)laşmaya dönüşmesi, unutulmasıdır gece yarıları akla düşmelerin. Güvenlik duygusuna verilen kraliyet nişanı ya da ilk öpüşmelere bulaştırılan ciklet buğusu… Sen iyisi mi beni doğaçlama çal…

Şu günlerde yeni bir ilişkiye hazır hissetemiyorum kendimi: aşkın restorasyonu olmuyor. O kadar mutluyum ki ölebilirim! ziyan olur kesik kesik solumalarım. Akşam olsa belki susardım, yüzümü unuttum, srar etme, daha fazla kalamam bu evde!...

Bir dakikanızı alabilir miyim?: söyleyecek hiç bir şeyim yok… yüzünüzü çok beğeniyorum (yalnız)ca… eksikliklerimi ve sessizliklerimi giderme telaşı içine girmiş olmam tuhaf geliyor olabilir ama tanısanız seversiniz beni… ya da: erkekliğimle bana arabulucu olur musunuz bu gece?

4 yorum:

EzoNe dedi ki...

Çok iyi :)

selçuk dedi ki...

teşekkür ederim ezone

Lou Salome dedi ki...

İşte bu memlekette bu güzellikte yazı yazan insanlar varken Tuna Kiremitçi gibi gereksiz insanlar ben edebiyatçıyım diye ortada dolaşıyorlar. Üslubun harika Selçuk..

selçuk dedi ki...

Lou,
öncelikle çok teşekkür ederim yazdıkların için .

her şeyin bir alıcısı oluyor, yazarların, fikirlerin, hatta edebiyatın bile. herkes kendisi kadarını beğenip olumluyor.

sevgiler.